KCK Nedir?


KCK nedir? Neye denir? KCK operasyonları neden yapılmaktadır. Son yıllarda ülkemizde gerçekleştirilen en büyük operasyonlardan birisi olan KCK gözaltlılarının sebeplerini anlayabilmek için öncelikle KCK açılımı nedir sorusuna cevap verilmesi gerekir. KCK yapılanması Marksist-Leninist bir gelenekten gelmesine rağmen PKK silahlı terör örgütünün Kürt milliyetçiliği temeline dayanan siyasallaşma çabası olarak görülebilir.

KCK açılımı Kürdistan Topluluklar Birliği ya da Kürdistan Komünler Birliği olarak tercüme edilebilir. KCK Kürtçe anlamı Koma Ciwaken Kürdistan olarak bilinmektedir.

Terör örgütü kurulduğu günden bu yana yaptığı hemen her genel toplantılarda yeni birimler kurmayı ve kurduğu birimlerin isimlerini değiştirmeyi adet haline getirmiştir. Ancak PKK’nın kendi ismini değiştirmesi ve KCK yapılanmasına gitmesinin temel sebebi Örgüt lideri Öcalan’ın Türkiye’nin baskısı ile saklandığı Suriye topraklarından Avrupa’ya kaçması sırasında karşılaştığı tablodur. Abdullah Öcalan PKK terör örgütünün kanlı yüzü ile burada karşılaşmıştır. Hiçbir Avrupa ülkesi Öcalan’ı barındırmak istememiştir. PKK’nın yıllardır sürdürdüğü terör faaliyetleri ve kanlı geçmişi Öcalan’ın dünyanın hiçbir yerinde barınamamasına ve nihayetinde de Türkiye tarafından yakalanarak idam cezası ile cezalandırılmasına kadar uzanmıştır.

kck nedir

Öcalan bu dönemde terör örgütünün dünya gözündeki asıl imajını görmüştür. Yakalandıkta sonra da terör örgütleri listesinde yer alan PKK’nın isminin değiştirilmesini ve siyasal alanda faaliyet gösteren PKK yapılanmalarının daha güçlendirilmesini istemiştir.

Terör örgütü yakalanmasından sonra da Öcalan’ı genel lider olarak kabul etmiş ve emirlerine de harfiyen uymuştur. KCK yapılanması temelde daha öncede var olan PKK yapılanmalarından birinin isim değiştirerek Türkiye içinde siyasallaşma çabasıdır.

PKK terör örgütünün sözde yasama meclisi olan KONGRE GEL 17 Mayıs 2005 tarihinde gerçekleştirdiği toplantıda Türkiye içinde siyasallaşma amaçlarının gerçekleştirilmesi amacı ile örgütün anayasası gibi tasarlanan KCK sözleşmesini kabul edilmiştir.

25 Mayıs 2007 günü Kongra-Gel toplantısı sonunda onaylanan KCK sözleşmesi, Doğu Anadolu Bölgesi’nde uygulaması amaçlanan bir anayasa taslağıdır. Demokratik özerklik kavramı da bu metne göre uygulanmaya çalışılan bir plandır.

Son dönemde yaşanan KCK operasyonlarına sebep olan ve KCK gözaltıları ile gündeme oturan KCK davası bu planın Türkiye’de uygulanma çabalarına karşılık b aşlatılmıştır. Marksist-Leninist yapısı ile dikkat çeken terör örgütü PKK KCK sözleşmesi ile yeni bir Pan-Kürdizm projesi uygulamaya çalışmaktadır.

KCK sözleşmesi bir anayasa niteliği taşımaktadır ve bir devlet temeli atmak amacındadır. KCK sözleşmesi 46 maddeden oluşmaktadır. Bu maddeler dikkate alındığında KCK sözleşmesinin Komünist bir toplum yapısı içinde Kürt halkını örgütlemeyi amaçladığı görülmektedir. KCK sözleşmesi bireysel fikir özgürlüğüne müsaade etmeyen, yıllarca mücadele ettiğini iddia ettiği feodal yapıyı aynen koruyan, sıkı bir disiplin ve komün hayatı uygulaması amaçlayan bir toplum inşa etmeyi hedeflemektedir. Bu toplum yapısının demokrasi ile uzaktan yakından alakası bulunmamasına rağmen demokratik özerklik, demokratik çözüm gibi terimler örgütün ve örgüt yandaşlarının dilinden düşmüyor. Oysa yönetmeyi arzuladıkları toplumda tek söz hakkı önderlik dedikleri Öcalan’da olacak, sıkıcı ve boğucu komün hayatı dışında hiçbir yapılanmaya izin verilmeyecektir. PKK’nın kendi anayasasında Kürt halkına reva gördüğü yönetim şekli budur.

Öcalan şu sözler ile zihniyetini belli etmektedir: “Benim demokrasi anlayışım birey değil, topluluk demokrasisidir!” Bunun anlamı artık son örnekleri Ortadoğu’da çöken tek tip toplumsal yapılı, dikta rejimleridir. KCK sözleşmesi metninde sivil toplum anlayışı ve demokratik haklar burjuva sistemi olmakla eleştirilerek reddedilmektedir.

KCK sözleşmesi ile hedeflenen komünal toplum yapısı tek karar mercii olarak Öcalan’ı görmekte ve demokratik hakları, çoksesli toplumsal yapıyı tümden reddetmektedir. KCK sözleşmesinin 25. maddesi bu anlayışı tamamen ele vermektedir. 25. maddeye göre tesis edilecek komün yönetimlerinin görevi sadece KCK kararlarını pratik hayatta uygulamaktır. Bu totaliter ve tek tip hiyerarşik oluşumun tepesinde tek adam olan Öcalan bulunuyor. KCK Madde 11: KCK’nın kurucusu Önder’i Abdullah Öcalan’dır. Ekolojiye ve cinsiyet özgürlüğüne dayalı demokrasinin felsefik, teorik ve stratejik kuramcısıdır. Her alanda bütün halkı temsil eden önderlik kurumudur. En son karar merciidir. Görüldüğü gibi KCK sözleşmesinin kendi insanına reva gördüğü çağdışı ve örnekleri artık kendi halkları tarafından yok edilen yönetim biçimleridir.

KCK ve Yargı Erki

KCK iddianamesinde de yer alan bir diğer dikkat çekici konuda KCK ile terör örgütünün kendi yargı sistemini kurmaya çalıştığı ve bu yargı sistemi ile BDP’li belediye başkanlarını dahi yargılamaya kalkmasıdır. KCK örgütü Doğu Anadolu’da doğan ve Kürt olan herkesi doğal vatandaşı olarak görmekte ve kendi kurallarına uymayı zorunlu görmektedir. Aksi durumlar ise yine KCK örgütü tarafından cezalandırılacaktır denmektedir. KCK yargı mercileri de aynı zihniyette yapılar içersinde terör örgütüne tam bağımlı kişiler tarafından yapılacak. Böyle bir yargı sisteminde en son olabilecek şey adalettir.

KCK örgütünün dayatmaya çalıştığı siyasal yapılanma toplumu ve bireyi hayatın hiçbir alanında serbest bırakmayan ve bireye hemen her alanda, siyasal, ekonomik, sosyal alanlarda bir çok yükümlülükler yükleyen bir sistemdir. Böyle bir siyasal yapılanma nereden bakarsanız bakın totaliter bir siyasi yapılanmadır.

Dikkatle incelendiğinde KCK örgütünün dayattığı siyasal yapılanma dünyanın en totaliter komünist yapılanmalarından bir derlemedir. KCK sözleşmesi içerisinden Stalinist hiyerarşik yapılanmayı, Enver Hocacı komün özlemi, Maocu ekonomik düzen izleri ile doludur. Bu kadar ilkel bir yapılanma Ortadoğu’da vadesini dolduran BAAS rejimi modellerinde dahi görülmemektedir.

Bu kadar baskıcı bir yapılanmanın örnekleri Kamboçya’da yaşanan Kızıl Kimerler iktidarının getirdiği felaketi aratır gibi görünmektedir. Evrensel hukuk normlarını, bireyin düşünce fikir özgürlüğünü, demokratik toplumsal yapıyı, hemen her tür özgürlüğü ayaklar altına alan böyle bir siyasal yapılanmayı kendi insanına reva gören bir düzen daha yaşanmamıştır dünyada.

Bu Haberler İlginizi Çekebilir

Comments are closed.

bykekmece evden eve nakliyat ili evden eve nakliyat mraniye evden eve nakliyat sancaktepe evden eve nakliyat pendik evden eve nakliyat evden eve nakliyat
istanbul escort bayan istanbul escort