Yazan: papatya

Arada Kalmak

“Arada kalmaya hoşgeldiniz demişti bir arkadaşım hoş geçen bir söyleşinin başlangıcında. ‘Arada Kalmak’ ve ‘Hoşgelmek’ gibi anlam bakımından tezat olan iki kavramın bir arada kullanılması mıydı bizi güldüren hala bilmiyorum. Peki, hoşbulacak mıydık ‘Arada kalmak nedir?’ sorusunun cevabını ararken? Buna söyleşinin ilerleyen saatlerinde, kendimizle hesaplaştıkça, hayatımızdaki birçok şeyi sorgulamaya başladıkça karar verecektik.

Bir tarihçe çıkarmaya kalkışsak ‘Arada Kalma’nın örnekleri dünyanın varolduğu ana kadar uzanır. İnsan olarak dünyaya fırlatıldığımız (! Sartre’ın deyimiyle) zamandan beri içinde bulunduğumuz durum değil miydi arada kalmışlık? Hatta daha geriye gidecek olursak Hz. Adem’in henüz cennetteyken yasak meyveyi yemek konusunda Hz.Havva ile Allah’ın yasak buyruğu arasında kalması tam da bir ‘Arada Kalma’ değil miydi? Hz. Adem nihayetinde birini seçmişti çünkü iki durumun beraber varolabilmesi mümkün değildi.İşte ‘Arada Kalma’nın tanımı tam da buydu; bu mu yoksa öteki mi diye düşünmek, bir karara varamamak, daha doğrusu karar alma aşamasında geçirdiğimiz süreçti ve bu süreç bizim hangi seçeneğin doğru olduğuna karar verdiğimiz an bitiyordu. O an artık arada kalmaktan söz edemezdik, demek ki; ‘Arada Kalmak’ seçimi tetikleyen bir süreçti.

Söyleşi esnasında bir arkadaşım ‘Arada Kalma’lar bize de nasib olur inşallah türünden bir ifade kullanmış ve beni çok şaşırtmıştı. İnsan nasıl olur da böyle ağır bir yükümlülüğü dileyebilirdi? Sözlerinin devamını dinlediğimde bir nevi tez-antitez-sentez yolunu izlediğini anladım. Diğer bir deyişle söylemek istediği şuydu; ‘Arada Kalma’lar insanın üretici olmasını sağlar. Nihayetinde iki durum arasında kaldığımızda o çaresizlik içinde, bize verilen aklı daha iyi kullanarak bir üçüncü yol üretebilirdik. Bu o kadar kolay mıydı? Arada Kalmanın en basit dereceleri için bu geçerli olsa bile; iki çocuğu kucağında bir annenin soykırımcılar tarafından önce hangi çocuğunu öldürelim sorusuna yanıt verememesi türünden bir arada kalmışlık için asla ve asla geçerli olamaz. Bu herhangi bir sentezi, üçüncü çıkar yolu barındıramayacak bir olay. Arada Kalmışlığın ne hazin ve zor bir durum olduğunu görmek için gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine bakmak dahi yeterli olacaktır. Çünkü orası son derece zeki(normal şartlar altında üçüncü yolu keşfedecek kapasitede) oldukları halde Arada Kalma’ya çözüm üretememiş insanların hazin sonlarıyla dolu..!
Şimdi siz söyleyin Arada Kalma’ya hoşbuldunuz mu?

'Arada Kalmak' isimli yazı, Kişisel Gelişim, Makaleler kategorileri altında 19 Oca 2010 tarihinde, saat: 00:34 'de papatya tarafından gönderilmiş.

Tüm yazılardan haberdar olmak için bu Rss'i kullanabilir, tüm yorumlar için bu Rss'i kullanabilir, veya buradan istediğiniz kategoriye abonelik sağlayabilirsiniz. Diğer görüşleriniz için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.


Yazı ve Yazar Hakkında Bilgi İçin Buraya Tıklayınız
  • email
  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Digg
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Buzz
  • LinkedIn
  • Technorati
  • MySpace
  • Google Bookmarks
  • Netvibes
  • NewsVine
  • Reddit

Belki Bunlar da Alakalı Olabilir:

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.